Osmanlı'dan
günümüze saraylar ve evlerdeki Ramazan davetlerinin gözdesi güllaç, iftar
sofralarının en çok tercih edilen tatlısı.
Güllaç, mısır nişastası, un ve
sudan üretiliyor
Osmanlı
İmparatorluğu'nun kuruluş ve yükselme dönemlerinden bu yana geleneksel Türk
mutfağı içinde yer alan güllaç, o dönemlerde kömür ocaklarında saç kalaylı
bakır tavalara dökülürdü.
Demetler haline getirilen güllaç yaprakları, kamıştan yapılmış sırt küfelerinde
Osmanlı saray mutfağına ve paşa konaklarına taşınır, ahçılar tarafından değişik
biçimlerde hazırlanarak konuklara sunulurdu.
Kanuni Sultan Süleyman'ın çocukları için
yapılan sünnet düğünü menüsünde yer aldığıbilinir.
Herhangi bir katkı maddesi içermeyen güllacın, mısır nişastası, un ve sudan
üretildiği bu tatlının, hazırlanan
hamurun tavalara dökülmesiyle yapıldığı,
ağırlığı 30 gram olan ince ve yuvarlak bir
yapraktan oluşan güllacın üzerindeki desenin tam olması gerektiği de bilinir.
*İyi bir güllac yapmanın püf
noktaları
·Güllaç
tatlısı, bol süt kullanılarak yapılmalıdır.
·Tatlısı
yapıldıktan sonra güllaç yaprakları hava ile temas etmemelidir.
·Ilık olması
gereken süt, yaprakların kabarık tarafından dökülmelidir.
·Güllaç, yerken
ağızda dağılmalıdır.
·Süslemesi de
doğasına uygun şekilde sade olmalıdır. En fazla ceviz, fındık, fıstık veya
kiraz şekeriyle süslenmesi uygun olur.
içerdiği karbonhidratlar nedeniyle vücut
hücrelerinin fonksiyonları ve metabolik faaliyetlerin devamı için gerekli
enerjinin kısa sürede ve kolayca elde edilmesini sağlayan güllacın, vücudun
dokularında depolanmayan içeriğiyle diyet yapanların da güvenle tercih
edebilecekleri bir tatlı olduğuna işaretidir.
İftarda yenildiği zaman sindirim
sistemini rahatlattığını, sahurda yenildiğinde de kolay hazmedilen iyi bir
enerji kaynağı olma özelliklerini taşıdığını ifade Edilir.
Klasik güllaç tarifi:
Klasik güllaç tarifine göre 3 kilogram süt, 1 kilogram şekerle kaynatılarak,
ılık hale getirilir. Güllaç yaprakları, parlak tarafı üste gelecek şekilde tek
tek bu karışımla ıslatılarak, tepsiye yerleştirilir. Orta kısmına dövülmüş
ceviz veya fındık konulur.
Kalan güllaç yaprakları teker teker sütlü şerbet ile ıslatılarak tepsiye
yerleştirilir.Kalan süt, güllacın üzerine dökülür, yarım saat kadar bekletilir.
Üzeri isteğe bağlı olarak, dövülmüş fıstık, nar tanesi, vişne tanesi,dondurma
gibi malzemelerle süslenir, servis edilir.